21 Ağustos 2010 Cumartesi

Bu Bölüme Gidilir : Bilgi Ün.Pazarlama


Pazarlama yakın gelecekte en fazla önem kazanacak konudur. Bu bölüm bugüne kadar işletme bölümleri içinde bir alt dal şeklindeydi.Pazarlama öğrenmek için istmediğiniz halde muhasebe finans dış ticaret insan kaynakları gibi alanlardada bilgiler almak zorundaydınız. Pazarlama ismi ile ancak 2 yıllık yüksek okullar şeklinde bu eğitim veriliyordu.Bu da okudukları okulun 4 yıllık olması konusunda ısrarcı olanları pek tatmin etmiyordu. 2 Yıllık pazarlama bölümleri İstanbul'da Aydın, Bahçeşehir, Beykent, Yeni Yüzyıl gibi üniversitelerin bünyesinde yer alıyordu. Yada İletişim Fakültelerinin Reklamcılık ,Halkla İlişkiler ve Tanıtım ,Görsel İletişim Tasarımı gibi bölümlerin içerisinde kısmen anlatılıyordu. Artık Pazarlama Öğrenmek için Bunların dışında çok iyi bir yolunuz daha var. Bilgi Üniversitesi sayesinde 4 yıllık Pazarlama Bölümü bu yıl açılmak üzere. Bu yıl ek kontenjan kılavuzunda Bölümün adını görürseniz direk yazabilirsiniz. Bilginin reklamcılığı zaten en iyi Reklamcılıktı. Şu an pazarlama ile bu alanda yeni bir bölümü daha açarak büyük bir başarı gösteren Bİlgi Üniversitesi İdarecilerini kutlarım .
Kaynak :

19 Ağustos 2010 Perşembe

DİPLOMA EŞİTTİR “MAAŞ CÜZDANI” MI?


Bir süre önce çoğu kişinin en büyük isteği “iyi bir tahsil yapmak” ve, “iyi bir okuldan iyi bir diploma almak”tı. Bu durum bugün tamamen değişmiş değil. Fakat diplomalar tıp, hukuk, eczacılık gibi alanlar dışında iş garantisi sağlamıyor.

Mezuniyetten sonra ise yakınmalar başlıyor. Devlet bize is vermeyecekti de niye okuttu? Bu yaklaşım yetenek ekonomisinin dinamiklerine göre oldukça geride. Size kazanmak için iki sihirli sözcük söyleyeceğim; bugün bilginin yanında “yaratıcılık ve girişimciliğe” ihtiyaç var.
Kaynak

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Üniversite Kontenjanlarının İşsiz Mezundan Haberi Yok


İşsizlik oranı en fazla olanlarda bile kontenjan arttı. Mezunların yüzde 31'i boşta geziyorKaynak

Üniversitelerin 2010 yılı kontenjanları, kontenjan planlaması yaparken Türkiye’deki istihdam koşullarını pek de dikkate almadıklarını ortaya koydu. Üniversiteler mevcut mezunlar arasında işsizlik oranı en fazla
olan alanlarda bile yüksek oranlı kontenjan artışlarına gittiler. MÜHENDİSLİK GÖZDE AMA İŞSİZLİK YÜKSEK

Üniversite yerleştirme puanlarına göre öğrenci alan lisans programlarını kapsayan hesaplamaya göre oransal olarak en yüksek kontenjan artışı sanat eğitimi veren programlarda gerçekleşti. Bu alanda kontenjanlar %59.8 arttı. Oysa TÜİK’in gençlerin istihdamına ilişkin istatistiklerine göre, 15-34 yaş grubunda mezun olduğu okula göre istihdam oranının en düşük olduğu alan sanat. TÜİK’in verilerine göre sanat eğitimi alan mezunların ancak %54’ünün bir işi var ve mezunların %46’sı boşta geziyor.

Sanat alanında eğitim veren üniversite bölümlerindeki yüksek kontenjan artışı, geçen yıl ilk yerleştirmede kontenjanların %10.5’i boş
kalmış olmasına rağmen bu sene de gerçekleşti. Yüksek kontenjan artışının hem yüksek işsizliğe hem de kontenjanların tam olarak dolmamasına rağmen yapılması, çelişkiyi daha katmerli hale getiriyor.

ÇARPIKLIK TEMEL BÖLÜMLER İÇİN DE GEÇERLİ

Sorun sadece sanat dallarıyla sınırlı değil. İşletme ve yönetim gibi toplam kontenjan içinde %21.3 ile en yüksek paya sahip alanda da
aynı çarpıklık bulunuyor. TÜİK’in araştırmasına göre bu alanda genç mezunlar arasındaki istihdam oranı %63. Yani genç mezunların %37’si
boşta. Buna karşın üniversiteler, bu alandaki kontenjanlarını %18.8 oranında artırdılar. Kontenjanlarındaki toplam artışın %22.4’ü bu alandaki artıştan kaynaklandı. Geçen yıl bu alandaki kontenjanların %8.8’i ilk yerleştirmede boş kalmıştı. %44.5 ile en yüksek ikinci kontenjan artışının olduğu Sosyal bilimler ve davranış bilimleri alanında da boşta gezenlerin oranı %31.5’i geçiyor. Mühendislik ve bilgisayar
gibi en gözde alanlarda da durum pek farklı değil.

Mühendislik dallarından mezun olanların %22.4’ü bir işte çalışmıyor durumdayken, bu alandaki kontenjan artışı %22.4 ile ortalamanın üzerinde.

Mezunlarının %35.6’sı boşta gezen bilgisayar alanındaki kontenjan artışı ise %19.5. Geçen yıl mühendislik kontenjanlarının %6.9’u,
bilgisayar bölümlerinin kontenjanlarının ise %26.5’i boş kalmıştı.

İşsizi az olan alanlarda kontenjan artışı düşük

İşsizi yüksek alanlarda kontenjan artışları yüksek tutulurken, işsizlik
oranının en düşük olduğu alanlarda kontenjan artışları ortalamanın çok
altında kaldı. En düşük oranlı kontenjan artışı, istihdam oranının en
yüksek olduğu alanlardan birisi olan veterinerlikte gerçekleşti.

11 Ağustos 2010 Çarşamba

İşsiz Kalacağınız Bir Yola Doğru Adım Atmak Zorunda Değilsiniz


Dünyanın Gündeminde İşsizlik ve İşsiz Kalma Korkusu Var.Bu şu an alacanız kararlar sonucu size de yansıması muhtemel bir problem
ILO'nun gençlerin istihdamı konusundaki raporunda, ''dünyada gençler arasındaki işsizliğin hiç olmadığı kadar üst düzeye ulaştığı ve bu yıl içinde daha da artmasının beklendiği'' belirtildi.
Araştırmayı yapanlardan ekonomist Sarah Elder, bu gençlerin ''tüm girişimleri yaptığını ancak kapıların yüzlerine kapandığını'' belirtti. Gelişmekte olan ülkelerdeki gençlerin, bu durumdan özellikle etkilendiği, iş sahibi olan gençlerde de bu durumun iş saatlerinde azalma ve ücretlerde düşüş şeklinde kendini gösterdiği belirtildi.

Pazartesi gününe dek sınav sonuçları açıklanacak . Eğer bir bölümü kazandıysanız, bu bölüm 4-5 yıl sonra sizin bir iş bulmanızı sağlamalı .Sağlamıyorsa sakın kayıt yaptırmayın . 1 yıl ingilizce öğrenin sonraki yıl yeniden sınava hazırlanın,yada farklı bir yol seçin. Eğer kazanamadıysanız ek kontenjan kılavuzunda artık bölümlerin taban sıralamaları da olacağı için daha rahat ve kolay bir tercih yapabilirsiniz. Kılavuzda sıralamanıza uygun olan ve işe yarar bir bölüm varsa yazın yoksa final gibi iyi bir dershaneye gidin ve 1 yıl daha hazırlanın. Mezun olduktan sonra sizi işsiz bırakacak bir okulu her ne sebeple olursa olsun asla ve asla okumayın.Bu okulun sizi işsiz bırakma olasılığını ise bize sorun. Aslında çözüm 5 yıl sonra iş bulma şansı yüksek olan,kendi işinizi kurabileceğiniz yada sizi yurtdışına çıkaracak mesleklerde. Bunlarıda ben biliyor ve beni davet eden her eğitim kurumunda anlatıyorum.

İNSAN İÇİNE ÇIKAMAZ OLDUK
'24 yaşına geldim, askerliğim hala duruyor. Evlenmek istiyoruz, iş yok güç yok, nasıl evleneceksin! Bazen kendime kızıyorum, niye okudum diye. Çünkü okumayan pek çok arkadaşım hem vatani görevlerini yerine getirdiler, hem de hepsi iş güç sahibi oldu, çoluk çocuğa karıştı. Ya biz?.. Ailelerimiz de çok üzülüyor. Oysa onlar için ne hayallerimiz vardı. Okulumuz bitecekti, atanacaktık, bizi bu günlere getiren anne babamıza güzel günler yaşatacaktık...


Kriz Ülkemizde de üzücü sonuçlar doğuruyor.Örnek
A.D-23 Öğrenci / İzmir
Okumak için bu işi yapıyorum
Üniversite öğrencisiyim. Önümüzdeki yıl mezun olacağım. Üç yıldır bu şekilde para kazanıyorum. Annem ve abilerim part-time bir ofiste çalıştığımı biliyorlar; babam ben lisedeyken vefat etti. Üçü evli olan dört ağabeyim var ancak bana yardım etmeleri mümkün değil, herkes geçim derdinde sonuçta. Gündüz okulda olduğum için bazı geceleri ortalama 2 ya da 3 görüşme yapıyorum. Mühendislik fakültesinde okuyorum ve haftada 600-800 TL arasında kazanıyorum. Okumak için bu işi yapmaya mecburum.

10 Ağustos 2010 Salı

Turgay Bey den Türkiye Tercihleri Hakkında Mükemmel Tespitler


Bir düşünün tercih döneminde biz ne yapıyoruz? Biz tercih döneminde ülkemizin beş yıl sonraki insan kaynakları yönetimini yapıyoruz, öğrencilerin gelecek planlarını yapıyoruz. Peki, nasıl yapıyoruz? Öğrencilerin hepsinin elinde bir kılavuz oradan oraya koşup duruyorlar. Herkes hesap yapıyor. Bölümlerin puanları ve başarı sıraları üzerine tüm logaritmik, türevsel, sinüs kosinüs hesapları yapılıyor. Rehber öğretmenler tam bir matematik profesörü edasında, sorulan soruları tek kelimeyle yanıtlıyorlar, 'giremezsin', 'olmaz' 'yerleşemezsin' veya 'benim hesaplarıma göre yerleşirsin' veya 'kesinlikle yaz'. Bu dönemin lugatıda farklı, örneğin, ÇEKO, İ.Ö, BAŞARI SIRASI vb. garibim velide ne yapsın hızla lugatı öğreniyor. Sonra rehberden rehbere koşuyor. Hocam falanca üniversite nasıl? Hoca hayatı boyunca görmemiş araştırmamış, ama ne desin sonuçta uzman yorum yapması şart, 'orayı yazma, daha önce bir öğrencim gitmişti..' diye anlatır.

Aslında birçok kişinin birçok üniversite ve meslek hakkında bilgisi yoktur. Araştırmamış ve bilmiyordur. Ama sözüm ona uzmandır. Yıllarca 'vakıf üniversitelerine gitmeyin bursunuz kesilir, kalırsınız ortada...' dediler. Öğrencilerin bursu kesilmeyince bunu da söyleyemediler. Bazı üniversitelerin adını beğenmedikleri için kötü dediler. Bazı üniversiteler hakkında efsane ürettiler, 'falanca üniversite ODTÜ'den ayrılma bence yaz' diyebildiler. İşletme ile iktisadı aynı listeye yazdılar. 'hocam ne olurum' sorusuna ise 'işletmeci' dediler. Bazen 'yaz burayı gidenler 2. sınıfta iş sözleşmesi yapıyor' dediler. Hep iddia ediyorum geçen yıl çok yüksek taban puanı olan bir bölümü bu yıl kapatalım ama kılavuza da yazalım. Yine de taban puanı düşmeyecektir. Çünkü ezbere yazıyoruz, ezbere.
Taban puan nedir? Halen taban puanın birileri tarafından belirlendiğini sanan rehberler var. Taban puanın o bölüme yerleşen son öğrencinin puanı olduğunu ve sadece o yıla ait tesadüfen olmuş olduğunu bilmeyen var. Dolayısıyla yazmazsanız o taban puan da olmayacaktır.
Kısacası bu ülkenin geleceği olan gençler ve o geleceğin şekilleneceği üniversiteleri buluşturma yöntemimiz o kadar sağlıksız ki akıllara ziyan. Öğrenciler 'lise boyunca hele bir puanım gelsin ona göre tercih yaparım', veliler 'puanını ziyan etme yavrum', rehber öğretmenler, 'başarı sırana göre burayı yazmalısın' diyorlar. Allah'ınızı severseniz, bu cümlelerin hangisi sağlıklı söyler misiniz? Bu puanlar nedir? Tercih nedir? Tercih istemek değil midir? Benim isteklerim vardır. İsteklerimi yazarım olur tercih. Her öğrenci isteklerini yazsa, bütün üniversiteleri araştırsa, biz daha okuldayken öğrencinin yeteneklerini ve ilgilerini belirleyerek yönlendirsek, şimdi tercih döneminde yaşadığımızı bu arbedeyi yaşar mıyız?
Kaynak Akşam Gazetesi . Turgay Polat

Kaçırdığınız Derslerin Video Kaydı Artık Elinizde


Üniversite öğrencileri bilirler. Bir dersi kaçırdığınızda yada iyi not tutamadığınızda hocanın dertte anlattıklarını bilebilmek ve anlayabilmek için derse giren arkadaşlarımızın birinden o dersin notlarını bulmaya çalışırız. sonuçta sınavda derste anlatmadığı bir konudan soru sorması çok yüksek bir olasılık olmadığı için sınavlara bir hafta kala derse çalışmaya başlayan öğrenciler için tüm derslerde ne anlatıldığı çok kritik bir öneme sahiptir. Çünkü dersten kalıp seneye tekrar o dersi almak kimseye çekici gelmemektedir. Ayrıca öğrenci dersi kaçırdığı için neyin önemli neyin önemsiz olduğunu bilemdiği için tüm konuları detaylı şekilde çalışmak zorunda kalmakta ve sıkıntı çekmekteydi. Artık bu sorunlar geçmişte kalacak. Medipol Üniversitesinde derslerin sayısal kaydının öğrenci paylaşımına açılacağı yeni sistemle, dersi canlı dinleme fırsatını kaçırmış ve tekrar dinlemek isteyen öğrencilere yeniden izleme olanağı tanınacak Kaynak

8 Ağustos 2010 Pazar

Yeni Yüzyıl Üniversitesinden İş Garantisi Taahhütnamesi



Universal Group (Alman Hastaneleri) un kurduğu Yeni Yüzyıl Üniversitesi kurucusu DR.Azmi Ofluoğlu kendi üniversitelerinden mezun olduktan sonra iş bulamama kaygısı çekmelerini önlemek amacıyla, kendi elleriyle iş garantisi taahhütnamesi imzaladı. Medipoldan sonra iş garantisi veren ikinci üniversite Yeni Yüzyul Oldu . Bezmi alem in ise Fizik Tedavi mezunlarına iş garantisi verdiğini biliyoruz.