1 Eylül 2009 Salı

Fen Edebiyat ve Eğitim Fakültesi Seçecekler


Üzeyir kadıoğlu isimli bir öğretmenimiz var. Kendisi son dönemdeki atamaları esas alarak fen edebiyat ve eğitim fakültesi mezunu arkadaşların Meb'e atanma olasılıklarını çıkarmış .Eline sağlık diyor ve sizlerle paylaşıyorum .Bunları bilipte bu bölümleri yazmaya devam ediyorsanız, sizler için kimsenin yapacak çok fazla bir şeyi olmayacak sonuçlar aşağıda. 5 sene sonra bu tabloya eklenecek yeni mezunlarla atanma olasılıkları iyice düşecek .

Hocamızın sitesini ziyret etmek isterseniz

'' Sayılarla Atama-Kontenjan-Alım Oranı-Mezun Sayıları

Önce Sayısal Adaylar
1.Fizik, 9450 aday için "0" kadro. alım oranı %0 yani mezun olanların
hepsi işsiz kalacak.

2.Kimya, 8031 aday için 109 kadro. alım oranı %1,3 yani her 100 adaydan
98'i işsiz kalacak.

3.Biyoloji, 9446 aday için 138 kadro. alım oranı %1,4. yani her 100
adaydan 98'i işsiz kalacak.

4.Matematik, 14960 aday için 411 kadro. alım oranı %2,7 yani her 100
adaydan 97'si işsiz kalacak.

5.Fen ve Teknoloji/Fen Bilgisi, 14108 aday için 587 kadro. alım oranı %4
yani her 100 adaydan 96'sı işsiz kalacak.

6.İlköğretim Matematik Öğretmenliği, 6658 aday için 543 kadro. alım
oranı %8 yani her 100 adaydan 92'si işsiz kalacak.

7.Bilişim Teknolojileri, 4832 aday için 507 kadro. alım oranı %10 yani
her 100 adayın 90'ı işsiz kalacak.

Eşit Ağırlık

1.Tarih, 13681 aday için 166 kadro. alım oranı %1 yani her yüz adaydan
99'u işsiz kalacak.

2.Türk Dili ve Edebiyatı, 17002 aday için 621 kadro. alım oranı %3,6
yani her yüz adaydan 96'sı işsiz kalacak.

3.Sosyal Bilgiler, 16204 aday için 318 kadro. alım oranı %1,9 yani her
yüz adaydan 98'i işsiz kalacak.

4.Türkçe, 11756 aday için 370 kadro. alım oranı %3 yani her yüz adaydan
97'si işsiz kalacak.
İşte bunlar, Türkiyenin gerçekleri...

5.Coğrafya, 3960 aday için 238 kadro. alım oranı %6 yani her 100 adaydan
94'ü işsiz kalacak.

6.Beden Eğitimi,16984 aday için 265 kadro. alım oranı %1,5 yani her 100
adaydan 98'i işsiz kalacak.

7.Sınıf Öğretmenliği, 40212 aday için 2487 kadro. alım oranı %6, yani
her yüz adaydan 94'ü (37.000 kişi) işsiz kalacak.

Vaktinde(Öss sonrası tercih aşamasında ) Seçtiği Bölümü Doğru Belirlemiş Olanlar
1.Okul Öncesi Öğretmenliği, 21933 aday için 5356 kadro. alım oranı %24
yani her 100 adaydan 75'i işsiz kalacak.

2.Din Kültürü ve Ahlak bilgisi, 4927 aday için 452 kadro. alım oranı %
9,1 yani her 100 adaydan 90'ı işsiz kalacak.

3.İngilizce, 17540 aday için 1077 kadro. alım oranı %6. Yani her 100
mezundan 94'ü işsiz kalacak.

Sayılar yaklaşık değerler cinsinden hesaplanmıştır...

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Personel Yöneticileri Dernek Başkanı Yiğit Bey'in dinleyelim


Tercih yaparken seçeceğiniz bölüm ve üniversitenin okumaya değip değmeyeceğini bir kez daha düşünün .Çünkü üniversiteler piyasanın beklentilerine yönelik bir eğitim vermiyor.İhtiyaç duyulmayan yüzlerce bölüm her yıl binlerce mezun veriyor.

Geleceğiniz için aşağıdaki roportajı izleyin .Kararınızı Türkiye ve dünya gerçeklerine göre yapın . Hayal Kırıklığı yaşamayın , geleceğinizin sorumluluğunu şimdiden alın.

Tıklayın , İyi Seyirler

29 Ağustos 2009 Cumartesi

İtalyan Liseleri ve Yabancı Özel Okullar



Bu yıl seminer verdiğim özel liseler içinde öğrenci kalitesi, öğrencilerin kültürel ve sosyal gelişmişlik seviyeleri , kendilerini ifade edebilme becerileri , yaratıcılıkları , kendilerine olan güvenleri , Türkiye dışındaki ülkeler hakkındaki bilgileri, ders dışındaki kendi ilgi alanları konusunda konuşabilme yetenekleri , stilleri , imajları , duygusal gelişmişlik seviyeleri ,yaşam enerjileri ,yaratıcılıkları , hayata olan bakışları ve zekaları bakımından gördüğüm en iyi özel okul öğrencileriydi. Eğer lise de özel bir okulda öğrenim görme planınız varsa Galileo Galilei İtalyan Lisesine gidin derim . Çünkü öğrencileri tanıma fırsatı buldum . Galileo Galilei İtalyan Lisesi İstanbuldaki en düşük puanlı yabancı özel okul , bu nedenle puanınızın yetmemesi gibi bir problem de yaşamazsınız.Avrupada Türk kültürüne en yakın kültürlerden biri İtalyan Kültürüdür.(Futbol,Siesta, eğlence,yemek,makarna,salata,kahve,cafe,dans, hararet ,bol laf, mafya&siyaset,kuzey güney farklılığı,turizm,esmer )

Not .Fotoğraftaki kişi İtalyan Lisesi mezunu olup , Pop star Yalın'ın Vokalistliğini yapan Zeynep Doruk. (Var mısın yok musun programını izleyenler kendisini tanıyacaklardır )Çocuğunuzun en az bu kalitede biri olarak yetişmesini istiyorsanız onu Fransız İtalyan yada Amerikan Kolejlerinden birine yazdırmanız amacınıza ulaşmanıza büyük katkı sağlayacaktır. Gerek anadolu liseleri , gerek türk özel liseler gerekse yabancı özel liseler hakkındaki kararlarınızda detaylı analizlerimle yardıma ihtiyacınız olursa elimden geleni yaparım

Zeynep in Fan Clupü


Zeynep in Meslek Seçimi Konusundaki Görüşleri

Zeynepi Tanıyalım



Aşağıda 2008 yılında özel kolejlerin kazandıkları üniversite ve bölümleri inceledim ve okulların tercih başarı oranları ile ilgili bir analiz yaptım . Sonuçları alttaki grafikte görebilirsiniz. Burada sıralama yapılırken , çok iyi tercih yapanlar dediğimiz hem bölüm hemde üniversitenin okumaya değer olduğu tercihlerin oranı kriter kabul edilmiştir. . Buradan Fransız Liselerinin tartışmasız başarısını görmek çok kolay . İlk 3 te 2 , ilk 10 da 4 okul Fransız .


Benim stratejik analizlerim ve mesleki bilgi altyapım ağırlıklı olarak Amerika kaynaklı olduğu için, kendi kişisel tercihim Robert Kolej ve Üsküdar Amerikandan yana olurdu . Bunu da söylemeliyim .

Alman Liselerini düşünenler için ise şunu söylemem yeterli.2008 de Türkiye olarak en fazla yatırım yaptığımız ,en çok ürün ihraç ettiğimiz ülke Almanya:) Alman liselerini düşünen veliler için Türkiyedeki Alman firmalarının hakkında çok detaylı bilgiler verebilirim.

Tabii burada çocuğunu özel okulda okutmak istiyorsanız ve buna ayıracak bütçeniz varsa bu söylediklerimi dikkate alınız. Olmayan veliler için zaten devlet okulları arasından alternatifler sunuyorum .

Yabancı Özel Liselerin Kontenjan ve Puanlarına buradan ulaşabilirsiniz.

22 Ağustos 2009 Cumartesi

En Yüksek İşsizlik Oranı Okumuş Genç Kızlarda



Ankara Ticaret Odası (ATO), her 100 yüksekokul mezunu gencin 36'sının atıl durumda bulunduğunu, bunların yüzde 72'sinin de işsiz ve iş aramaktan ümidini kesmiş gençlerden oluştuğunu açıkladı.

ATO Başkanı Sinan Aygün, yüksekokul mezunu genç işsizlerin durumunun içler acısı olduğunu belirterek, "Okul sıralarında 13–15 yıl dirsek çürütüyor, gelecek hayalleri kuruyor, mezun olduktan sonra iş bulamadığı için tüm hayalleri suya düşüyor. Gençlerin hayalleri ile birlikte Türkiye'nin geleceği de suya düşüyor" dedi.

İstihdam yaratılamadığı için gençlere yapılan yatırımın karşılıksız kaldığını vurgulayan Aygün, gençlerimizi atıl bırakılması durumunda kalkınmanın hayal olduğunu ifade etti.

Hedef, üniversite açıp diplomalı işsiz yaratmak değil, ihtiyaç duyulan mesleklerde eğitim verecek üniversite açmak olması gerektiğini söyledi.
Yukarıdaki Şekilde de geçmiş yıllardaki işsizlik oranlarının farksız olduğunu gösteriyor.
Kaynak

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Üniversiteyi Kazanmış Arkadaşlarımızı Dİnleyelim



Onlar tıpkı sizler gibi binbir hayalle girdiler o kapıdan içeri . Oysaki ülke ve dünya gerçekleriyle yüzleşmeleri için okulun bitmesine bile gerek yoktu. Ne yazıkki artık vakit çok geç olmuştu geçmişteki seçimrinin getirdiği olumsuz sonuçları düzeltmek için.Meslek, üniversite , bölüm hatta şehir ve ülke seçimine ayıracağınız her bir dakikanın aslında, sizin geleceğinizi garanti altına almak ve varlığınızı sürdürmek adına da atılmış sağlam bir adım olduğunu unutmayın.

14 Ağustos 2009 Cuma

Doğada Var Olmanın Yolu Bilinç


Engin Enüstünün siz üniversite öncesi dönemdeki gençleri ilgilendirebilecek bir kaç düşüncesi var. Sizin seçtiğiniz okul ve bölümün sorumluluğunu almanız konusunda katkısı olacağını düşünüyorum

''Doğaya karşı insanın tek bir üstün makinası vardır: bilinci. Ancak bu bilincin de ateşleme bujisi eksiktir. Buji görevini görecek tek şey, insanın kendi iradesidir. Yani insan bu makinanın hem ateşleyicisi, hem sürücüsüdür. Onu çalıştırmayı keşfetmeli ve çalışır vaziyette tutmayı nasıl becerebileceğini öğrenmelidir.
Elindeki malzeme bütün evren, sahip olacağı bilginin ve yaşam keyfinin bir sınırı yok. Ancak gereksindiği, istediği bütün şeyleri öğrenmeli, keşfetmeli ve kendisi üretmelidir. Bu süreç de kendi isteği, kendi çabası ve kendi zekası ile olacaktır.

Yanlış ve doğrunun ne olduğunu otomatik olarak bilemeyen bir kişi, otomatik olarak neyin gerçek neyin sahte olduğunu da bilemez, neyin iyi neyin kötü olduğunu da... Ancak yaşamak için bu bilgilere ihtiyacı vardır. Gerçeğin yasalarından muaf olmaması sebebiyle hayatını devam ettirmesini sağlayacak kendi özel doğasına uygun eylemlerde bulunması gerekir. Yaşamını keyfî, rastgele eylemler, körlemesine dürtüler, şans veya arzularla devam ettiremez.

Yaşamı, doğa tarafından kurulmuş ve kendi seçimine bırakılmayan bir grup gerekli koşuldan oluşur.Onun seçimine bırakılan şey, bunu keşfedip keşfetmeyeceğidir, yani doğru hedef ve değerleri seçip seçmemekte serbesttir.Yanlış seçim yapma hakkı vardır ancak bu yanlış seçimle başarılı olma hakkı yoktur.Gerçeği görmezden gelebilir, zihnini odaklamayarak, kendi seçtiği yolda tökezleyerek yürüyebilir ancak görmeyi reddettiği bir uçurumdan düşmeme hakkı yoktur.Bilgi, herhangi bir bilinçli organizma için yaşamın aracıdır…
İnsan bilinçli olmamayı seçme konusunda serbesttir, ancak bilinçsizliğin cezasından kaçma konusunda serbest değildir.İnsan kendini mahvetme gücüne sahip tek canlı türüdür''.

Bitkiler gibi daha basit organizmalar, otomatik fiziksel fonksiyonları aracılığı ile hayatta kalabilirler. Daha üst düzeydeki organizmalar ise, hayvan ve insan gibi, bunu başaramaz çünkü istekleri daha karmaşık ve eylem alanlarının kapsamı daha geniştir. Üst düzey organizmaların hayatta kalabilmek için ihtiyaç duyduğu ve yapması gereken eylemlerin çeşitliliği, bilincinin yüksekliği ile doğru orantılıdır.Düşük bilinçli organizmalar hisleri ile eylemlerini yönlendirebilir ve ihtiyaçlarını karşılayabilir.

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Yurdu İyi Seçin


Üniversitede ilk yıl çok kritik .Öss gibi bir ağır travma sonrasında girilecek olan üniversite ortamının güzelliği , insanı çarpar desek yanlış olmaz . ilk dönem zayıflar gelebilir. Bu ise okulun uzamasına kadar gidebilcek bir sürecin ilk halkası olabilir. (Benim ilk dönem bir iki dersten DD ve DC ile geçmiştim)Bu nedenle ilk yıl devlet yurdu yada ev yerine imkanı olanlar şartları zorlayıp ,iyi bir özel yurda çocuklarını gönderebilirler. Devlet yurtları ve evin ilk yıl için ciddi riskleri vardır. Bunları mümkünse araştırın .Buralarda kalan öğrencilerle temas kurup , kalınacak yer alternatiflerini iyi araştırın .
Başarı için öğrencinin , yemek , çalışma odası , ev arkadaşı ve uyku sorunu olmaması gerekiyor .